Depremler sırasında yalnızca binalar ve yollar zarar görmez; içme ve kullanma suyu şebekeleri, borular, pompalar, vanalar ve diğer altyapı elemanları da hasar görebilir. AFAD, büyük ölçekli afetlerin ardından şebeke suyuna erişimde sorun yaşanabileceğini ve afet öncesinde yeterli miktarda su bulundurulmasının önemli olduğunu belirtmektedir.
Bu nedenle su deposu, deprem hazırlığının bir parçası olarak değerlendirilebilecek önemli altyapı çözümlerinden biridir. Depoda önceden güvenli şekilde muhafaza edilen su, şebeke hizmetinin geçici olarak kesilmesi halinde belirli bir süre boyunca temel kullanım ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olabilir. Ancak deponun varlığı tek başına afet güvenliği sağlamaz. Depo, bağlantıları, pompa sistemi, montajı ve deprem koşullarına uygun saha planlaması birlikte değerlendirilmelidir.
Deprem sonrasında su şebekesinin belirli bir süre kullanılamaması mümkündür. AFAD, afetlerden sonra su şebekelerinde oluşabilecek yapısal hasarların su kullanımını engelleyebileceğini ve hasarlı olduğu bilinen şebekelerden gelen suyun tüketilmesinde dikkatli olunması gerektiğini belirtmektedir.
Bu noktada önceden doldurulmuş uygun bir su deposu, binanın veya işletmenin kendi bünyesinde bir su rezervi bulundurmasına olanak sağlar. Böylece şebeke yeniden devreye alınana kadar belirli miktarda suya erişim mümkün olabilir.
Depolanan suyun kullanım amacı, depolama öncesinde belirlenmelidir. İçme suyu, yemek hazırlama, kişisel hijyen ve temizlik gibi ihtiyaçların her biri farklı miktarlarda su gerektirir. AFAD'ın afet koşullarına yönelik rehberinde, bir kişinin evsel ihtiyaçları için günlük en az 20 litre su üzerinden hazırlık yapılabileceği belirtilmektedir.
Örneğin 4 kişilik bir aile için bu değer üzerinden yapılan basit hesap:
4 kişi × 20 litre = 80 litre/gün
şeklindedir. Bu değer, afet koşullarındaki genel evsel ihtiyaç için verilen bir referanstır. İçme suyu ihtiyacı ayrıca değerlendirilmelidir. AFAD ayrıca afet ve acil durum çantasında aile üyeleri için yeterli içme suyu bulundurulmasını önermektedir.
Deprem hazırlığı amacıyla kullanılacak su deposunun kapasitesi belirlenirken yalnızca bina büyüklüğüne bakılmamalıdır. Öncelikle depodan yararlanacak kişi sayısı ve hedeflenen su rezervi belirlenmelidir.
Kapasite hesabında şu unsurlar dikkate alınabilir:
Özellikle büyük apartmanlar, siteler, fabrikalar ve toplu kullanım alanlarında kapasite hesabının teknik proje üzerinden yapılması daha sağlıklı sonuç verir.
Su deposunun en önemli avantajı, suyun kullanım noktasına yakın bir yerde önceden depolanabilmesidir. Şebeke suyunun geçici olarak kullanılamadığı bir durumda, depodaki rezerv belirli ihtiyaçların karşılanmasına destek olabilir.
Bunun yanında:
Depo, deprem öncesinde hazırlanmış bir su rezervinin korunmasına olanak sağlar. Bu rezerv, şebeke tekrar kullanılabilir hale gelene kadar önemli bir destek oluşturabilir.
Şebeke bağlantısında geçici bir problem yaşandığında depoda bulunan su kullanılabilir. Böylece su temini tamamen dış şebekenin yeniden çalışmasına bağlı kalmaz.
Apartman, site, fabrika, okul, yurt ve benzeri yapılarda çok sayıda kişinin aynı anda suya ihtiyaç duyabileceği düşünüldüğünde, merkezi bir depolama sistemi daha planlı bir rezerv oluşturabilir.
Depo içerisindeki su miktarı kontrol edilebilir ve belirli bir seviyenin korunması sağlanabilir. Şamandıra, sensör, pompa ve otomatik kontrol ekipmanlarıyla sistem daha düzenli şekilde yönetilebilir.
Deprem açısından en önemli konulardan biri, deponun yalnızca su tutabilmesi değil, sarsıntı sonrasında güvenli şekilde yerinde kalabilmesi ve tesisat bağlantılarının çalışabilirliğini koruyabilmesidir.
AFAD, deprem öncesi hazırlıklarda su ve gaz kaçaklarına karşı esnek tesisat malzemelerinin kullanılmasını önermektedir.
Bu nedenle su deposu sisteminde;
gibi konular dikkate alınmalıdır.
Özellikle yüksek kapasiteli depolarda deprem yükleri ve ankraj gibi mühendislik konuları proje özelinde değerlendirilmelidir.
Bu konuda dikkatli olunmalıdır. Depoda su bulunması, suyun deprem sonrasında otomatik olarak içilebilir olduğu anlamına gelmez. AFAD, afet sonrasında şebeke suyunun yapısal hasarlar veya kirlenme nedeniyle güvenli olmayabileceğini ve suyun tüketilmeden önce güvenli olduğundan emin olunması gerektiğini belirtmektedir.
Bu nedenle içme suyu olarak kullanılacak rezervin kaynağı, depo hijyeni, kapalı depolama koşulları ve suyun güvenliği birlikte değerlendirilmelidir. Şüpheli durumlarda yetkili kurumların su kullanımına ilişkin açıklamaları takip edilmelidir.
Depo uzun süre kullanılmadan bekletiliyorsa düzenli kontrol ve bakım gerekir. Depo kapağı, bağlantı noktaları, tesisat, pompa, şamandıra veya seviye sensörü kontrol edilmelidir. İçme ve kullanma suyu depolanan sistemlerde temizlik ve dezenfeksiyon işlemleri de düzenli şekilde planlanmalıdır. Böylece acil durumda kullanılmak üzere tutulan su rezervinin uygun koşullarda muhafaza edilmesine yardımcı olunur.
Deprem hazırlığı amacıyla su deposu seçerken yalnızca litre kapasitesine göre karar verilmemelidir. Ürünün kurulacağı alan ve sistemin tamamı değerlendirilmelidir.
Özellikle şu kriterler incelenmelidir:
Büyük yapılarda bu kriterlere ek olarak deprem mühendisliği açısından gerekli teknik değerlendirmeler yapılmalıdır. Ayrıca polietilen depo modelleri için ise linki ziyaret edebilirsiniz.